Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Görüş Caner Samancı Yazılım, mühendislik vb. nitelikli hizmet ihracatında teşvikler cezbedici. Peki yeterli mi?

Yazılım, mühendislik vb. nitelikli hizmet ihracatında teşvikler cezbedici. Peki yeterli mi?

05 Mayıs 2026, 09:59 Güncelleme :

Yazılım, mühendislik mimarlık vb. nitelikli hizmet ihracatı için yüzde 80 olarak uygulanan vergi indirimi 30.04.2026 tarihli Resmi Gazete ‘de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile 2026 yılı gelirleri için artık yüzde 100 olarak uygulanacak.

2012 yılından itibaren uygulana gelen bu nev’iden hizmetlere yüzde 50 olan indirim oranı, özellikle pandemi dönemi sonrası sektörün hareketlenmesi ve farklı ülkelerin bu alanda faaliyette bulunanlara yönelik teşvik programları açıklamasına karşılık ilk olarak 1 Ocak 2023 itibariyle yüzde 80’e çıkarılmıştı.

Daha da öncesinde 2020 yılında İstanbul Atatürk Havalimanı Serbest Bölgesinin adı; bölgenin teknoloji, yazılım, oyun ve bilişim odaklı faaliyetlere yönlendirilmesi maksadıyla 20 Şubat 2020 tarihli ve 31045 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi olarak değiştirilmiş, bölgede faaliyette bulunan şirketlere kazançları üzerinden yüzde 100 vergi indiriminin yanında çalışanlara gelir vergisi desteği ve belli ihracat hedeflerinin tutturulması koşuluyla kira, maaş gibi işletme giderlerine de katılım taahhüdünde bulunulmuştu. Sonuç; kısa bir sürede İSBİ talebe cevap vermek için kapasite artırımına gitmek durumunda kaldı.

Her ne kadar hem ihtisas serbest bölgelerde hem de teknoloji geliştirme bölgelerinde gerçekleştirilen ihracat artan oranlı ivme gösterse de bu bölgeler dışında faaliyet gösteren irili ufaklı küçük orta ölçekli işletmeciler de ciddi işler başarmaktalar. Bu bölgelerde yer almanın getirdiği farklı avantajların yanında bazı maliyetleri de doğurması ve getirdiği bürokratik zaruriyetler bölge dışında aynı faaliyetleri yürütenler nezdinde haksız rekabete neden oluyordu.

Bu noktada körfez ülkeleri başta olmak üzere bazı ülkeler potansiyeli fark ederek operasyonlarının tamamı ya da belirli bölümünü taşımak kaydıyla sunulan vergi teşviklerine ilişkin olarak Türk girişimcilere tanıtım programları düzenlediler ve açıkçası bu çağrıları karşılık da buldu.

Geldiğimiz noktada körfezde yaşanan gelişmeler, üzerinde bir süredir çalışıldığı anlaşılan teşvik programlarının hızlanmasına neden oldu ve transit ticaret gibi farklı alanlarda kanun çalışmaları henüz devam ederken hizmet ihracatı tarafında beklenilmeyerek Cumhurbaşkanı yüzde 80 olan vergi indirim oranını yüzde 100’e çıkartarak ilk adımı atmış oldu.

Teşvikler yalnızca kazanç üzerinden vergi avantajı ile sınırlı değil!

Buraya kadar anlatılanlar daha çok kazancın elde edilmesi durumunda vergilendirilmesi ile ilgiliydi. Diğer taraftan ihracata konu olacak hizmetin geliştirilmesi ve akabinde pazarlanması da bir takım maliyetler ihtiva ediyor. Bu noktada harcama tarafında farklı kurumlar tarafından sağlanan aşağıda özetlediğimiz desteklere de bakmakta fayda var.

Personel Stopaj Desteği: Gelir Vergisi Kanununun 33. Maddesine göre yukarıda bahsedilen niteliklte hizmet ihracatı faaliyetinde bulunan firmalar için, bu faaliyetlerinden sağladıkları hasılatın yüzde 85'inin yurt dışından elde edilmesi durumunda, yine bu faaliyetlerde istihdam edilen nitelikli personelin maaşlarının asgari ücrete isabet eden tutarının ödenecek vergiden mahsubu imkanı bulunmaktadır.

yüzde 3 Döviz Dönüşüm Desteği: Yurtdışından elde edilen hasılatın, daha sonra döviz alınmayacağı bankalara taahhüd edilmek suretiyle yüzde 3’ü döviz dönüşüm desteği olarak firmalara ödenmektedir.

Eximbank Kredileri: Yapılan hizmete ilişkin gereken yatırımlar ve/veya işletme giderleri için kullanılmak üzere Eximbank’ın sunduğu avantajlı oranlarla kredi kullanımı mümkün bulunmaktadır.

TİM/HİB Üzerinden Harcama Destekleri: Sunulan hizmetin yurtdışında yeni pazarlara tanıtılması ve yurtdışındaki yeni iş kollarına yönelik ürün çeşitlendirmesi maksadıyla yapılan fuar, etkinlik, katılımları, reklam, müşteri bulma vb. harcamalar için Hizmet İhracatçıları Birliği kanalıyla harcama desteklerinden faydalanılabilmektedir.

Teşvikler cezbedici, ancak tek başına yeterli değil

Yukarıda değinilen ihracata yönelik destekler, bu başlık için değerlendirecek olursak son derece rekabetçi. Ancak bu rekabetçiliği tali unsurlarla da desteklemek gerekiyor. Hedef kitle birçok ülkenin bu türden teşvik içeren davetlerine aşina durumda. Dolayısıyla sektördeki oyuncuları ikna etmenin yolu yalnızca finansal konularla değil, ülkenin sunduğu yaşam kolaylıkları ve gelişen teknolojiler için son 4-5 yılda gerçekleşen hikayeyi anlatmaktan geçiyor.

Bununla birlikte Türkiye için soru işareti uyandıran meseleler de var. Birkaç örnekle, dünya üzerinde kabul gören ödeme sistemleri bir süredir Türkiye operasyonlarını durdurmuş durumdalar. Hizmetin yurtdışındaki kurum ve kuruluşlara verilmesi durumunda swift yoluyla ödeme kanalıyla çözüm bulunsa da; doğrudan tüketiciye yönelik sunulan ve çok sayıda işlem gerektiren hizmetlerde şirket merkezinin yurt dışında bulunması birinci tercih sebebi oluyor. İkinci olarak; sık değişen regülasyonlar ve ek vergi gibi uygulamalar açıklanan ve uygulanan vergi oranları arasında farklılığa ve dolayısıyla temkinli davranılmasına neden oluyor.

Yerli girişimcilerin dahi yurt dışı alternatiflerle ilgili B planı arayışında olduğu bir dönemdeyken rüzgarın tekrardan Türkiye lehine estiği bu dönemde, kronikleşen ve birkaçına yukarıda değinilen sorunların çözümüne yönelik adımları artık atmak gerekiyor.