Döviz dönüşüm desteğinde yüzde 5 beklentisi artık daha makul
Merkez Bankası, 1 Ekim 2026 tarihinde döviz dönüşüm desteğine ilişkin usul ve esasları içeren “Firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk Lirasına dönüşümünün desteklenmesi hakkında tebliğe ilişkin uygulama talimatı”nı yayımlayarak bu tarih itibariyle döviz dönüşüm desteği verilmesine dair şartlar ve verilecek desteğin üst limitine ilişkin önemli değişikliklere gitti.
Buna göre, geçmiş uygulamadan farklı olarak döviz dönüşüm desteğinden faydalanmak isteyen firmalardan “Döviz pozisyon uygunluğu” aranacak olup, bu şart sağlanırsa bir önceki mali yıl gerçekleşmelerine göre karlılık ve işgücü-maliyet rasyolarına bakılarak uygunluğun sağlanması halinde her bir yıl için en fazla 100 Milyon TL’ye kadar destek ödemelerinin gerçekleşeceğini anlıyoruz.
Döviz pozisyonuna ilişkin taahhütler yerini gerçekleşmelere bıraktı
Bugüne kadarki uygulamada firmalardan döviz dönüşüm desteğinin alınmasını takip eden bir ay içerisinde desteğin %10’undan daha fazla döviz alımında bulunulmayacağına ilişkin taahhüt alınıyordu. Kısa vadeli projeksiyonda görünmeyen ve döviz ihtiyacı gerektiren ticari fırsatların bu bakımdan firmaları zorladığını, bu sebeple nakit akış dengesini bozmak istemeyen firmaların destekten faydalanmadığını ve/veya destekten faydalanmadan önce ihtiyat saikiyle lüzumundan daha fazla döviz talebinde bulunduklarını duyuyor, gözlemliyorduk.
Döviz almama taahhüt şartı; desteğin öznesi olan ihracatçı kurumları uygulamaya mesafeli bırakırken, desteğin hedefi olan dövize olan talebi azaltmak yerine kimi durumlarda artmasına sebep oluyordu.
Bu bakımdan döviz almama taahhüdü yerine döviz pozisyon gerçekleşmelerine bakılacak olması her iki negativiteyi ekarte edecek makul bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Yeni sistemin kaybedeni ise tedarikleri büyük ölçüde dövizle fiyatlanan ve kur şoklarından sakınmak maksadıyla işletme sermayelerini döviz mevduatlarında tutan kurumlar olacak.
Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği şartlarında neden makas değişikliğine gitti?
Döviz dönüşüm desteği uygulamasının yürürlüğe girdiği 2023 yılında ihracatçıların %15,7’sine denk gelen 16.451 firma tarafından destekten yararlanılırken 2026 Eylül itibariyle bu oranın %34,4 ve faydalanan firma sayısının 28.426’ya yükseldiğini TCMB yayımları üzerinden görüyoruz.
Her ne kadar TCMB bülteninde döviz almama taahhüdünün kaldırılmasıyla destekten faydalanan firma sayısının artacağı yönünde beklenti ifade edilse de kanaatimce, bundan daha önemlisi, destekten faydalanan firma oran ve sayısı aynı kalsa dahi, firmaların önemli bir bölümünün sistem dışında kalarak daha katma değerli üretim yapan ve TCMB rezervlerine pozitif katkı sağlayan firmaların sisteme girişinin kolaylaşması dolayısıyla uygulanan teşviğin etkinliği ve efektifliğinin artacak olmasıdır.
Nitekim %3 döviz desteği uluslararası ticaretle iştigal eden firmaların karlılığı düşük ürün veya ürün gruplarına yönelmesine sebebiyet veriyor, üründen zarar edilse dahi %3’lük destek doğrudan karın ana kaynağı haline geliyordu. Bununla birlikte alanında güçlü kurumsal firmaların aynı ürünü ithalat-ihracat döngüsüne sokarak teşvikten haksız yere faydalandığına ilişkin haberler hala hafızamızda.
İmalatçı-İhracatçıların %5 beklentisi tekrar değerlendirilmeli
Yukarıda belirtilen sebeplerle, tedarik ettikleri ürünleri düşük karlılıkla ihraç eden firmalar yerine imalatçı vasıfları dolayısıyla yüksek istihdam yaratan, faaliyet karlılığı rasyosu ile yüksek katma değerli operasyon yürüten ve düşük döviz pozisyonunu koruyarak TCMB rezervlerine pozitif katkı veren imalatçı-ihracatçı firmalar artık uygulamanın daha çok muhatabı olacaklar.
Dolayısıyla döviz bazında artan yerli girdi ve işçi maliyetleri ile güçlü TL politikasının sonucu olarak uluslararası fiyat rekabetinde zorlanan bu firmaların döviz dönüşüm desteğindeki oranın artırılması yönündeki haklı çağrıları, yeni uygulamanın öncü sonuçları analiz edilerek tekrar değerlendirmeye konu edilmeli.