Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Görüş Dr. Ali Çınar Yapay zekâ çağını kim yönetiyor? Devletler ve şirketler neden yeni AI yapıları kuruyor?

Yapay zekâ çağını kim yönetiyor? Devletler ve şirketler neden yeni AI yapıları kuruyor?

19 Ocak 2026, 09:55
Güncelleme : 19 Ocak 2026, 09:55

Bir süre önce yapay zekâ denince akla daha çok teknoloji şirketleri gelirdi. Bugün ise sahnede devletler var. Washington’dan Brüksel’e, Pekin’den Ankara’ya kadar hükûmetler yapay zekâyı artık sadece bir teknoloji alanı değil; ekonomi, güvenlik ve küresel rekabet meselesi olarak ele alıyor. Bu yüzden dünyanın dört bir yanında yeni bir kurumsal mimari kuruluyor: AI ofisleri, merkezleri, direktörlükleri, enstitüleri…

Bu dönüşümün sebebi çok basit: Yapay zekâ artık bir ürün değil, altyapı. Tıpkı enerji, ulaşım veya iletişim gibi. Ve altyapıyı yöneten, geleceği de yönetiyor.

ABD bu süreci en erken fark eden ülkelerden biri. Baskan Trumpun yönetiminde bir https://www.ai.gov/ adli web sitesi ile hükûmetin AI stratejisi net şekilde anlatılıyor. Beyaz Saray bünyesinde oluşturulan Office of National AI Initiative, ülkenin tüm AI politikalarını koordine eden merkezi yapı hâline geldi. Aynı zamanda Ticaret Bakanlığı’na bağlı NIST, AI güvenliği ve standartları için özel bir AI Safety Institute kurdu. Savunma tarafında Pentagon’un Joint Artificial Intelligence Center (JAIC) birimi, askeri sistemlerde yapay zekâ entegrasyonunu yöneten ana merkez olarak çalışıyor. Bu yapıların ortak özelliği, kamu, özel sektör ve üniversiteleri aynı masada buluşturması.

Avrupa ise daha kolektif bir model izliyor. Avrupa Komisyonu, Avrupa AI ofis kurarak, AI politikasını Digital Europe Programme ve European AI Alliance gibi platformlarla yönetiyor. Almanya, Ekonomi Bakanlığı çatısı altında AI Service Centers kurarak sanayide yapay zekâ dönüşümünü hızlandırdı. Fransa, doğrudan Başbakanlığa bağlı Interministerial AI Coordination Office oluşturdu; kamu projelerinin tümünde AI kullanımını bu merkezden koordine ediyor. Hollanda’da ise AI Coalition NL, devlet, bankalar, teknoloji firmaları ve üniversiteleri aynı çatı altında buluşturan yarı-kamusal bir yapı olarak çalışıyor.

Çin tarafında model daha merkezi ve daha stratejik ancak daha gizemli. Devlet Konseyi’ne bağlı New Generation Artificial Intelligence Development Office, ülkenin AI yol haritasını belirleyen ana yapı. Pekin ve Şanghay gibi büyük şehirler, kendi bölgesel AI otoritelerini kurmuş durumda. Bu merkezler sadece politika üretmiyor; doğrudan yatırım, veri altyapısı ve yetenek geliştirme programlarını da yönetiyor.

Türkiye de bu küresel dönüşümün parçası olarak kurumsal AI mimarisini güçlendiren ülkeler arasında yer alıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı merkez birimlerinden Millî Teknoloji Genel Müdürlüğü, yakın zamanda faaliyet alanını genişleterek “Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü” adıyla yeniden yapılandırıldı. Bu adım, yapay zekânın artık yalnızca teknoloji projelerinin değil; sanayi politikası, Ar-Ge yatırımları, yetenek geliştirme ve ulusal rekabet stratejisinin merkezine yerleştirildiğini gösteriyor. STK tarafında da ciddi hareketlenmeler görüyoruz. Yapay Zeka Politikaları Derneği, Yapay Zeka ve Teknoloji Derneği, Ülkem için Yapay Zeka Derneği, Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi gibi dernekler faaliyetlerini artırmış durumda. Akademik alana baktığımızda, en az 10 üniversitede yapay zekâ merkezlerinin kurulmuş olduğunu görüyoruz.

Şirketler tarafında da benzer bir kurumsallaşma var. Microsoft, Google, Amazon, Meta ve IBM gibi küresel şirketler artık sadece ürün geliştirmiyor; kendi AI governance, ethics board ve risk management office yapılarını oluşturmuş durumda. Bu birimler, teknolojinin iş kararlarına nasıl entegre edileceğini, hangi alanlarda sınır çizileceğini ve kamuyla nasıl uyum sağlanacağını belirliyor.

Bu yapıların ortaya çıkmasının nedeni yalnızca teknoloji yönetimi değil. Aynı zamanda risk yönetimi, etik çerçeve oluşturma, veri egemenliği, iş gücü dönüşümü ve ekonomik rekabet. Deloitte’un 2025 Global AI Adoption Survey’ine göre, şirket yöneticilerinin %78’i önümüzdeki 3–5 yıl içinde operasyonlarının büyük bölümünü AI tabanlı sistemlere taşımayı planlıyor. World Economic Forum – Future of Jobs 2025 raporu ise işverenlerin %72’sinin yapay zekânın iş modellerini ve beceri ihtiyaçlarını kökten değiştireceğini düşündüğünü ortaya koyuyor. Devletler, bu dönüşümün kontrolsüz yaşanmasını göze alamıyor.

Özetle dünya, yapay zekâyı bireysel projelerle değil, kurumsal mimariyle yönetmeye başladı. Devletler merkezî yapılar kuruyor, şirketler kendi iç düzenleyici mekanizmalarını inşa ediyor. Çünkü artık herkes biliyor ki, bu çağda yapay zekâyı iyi yönetenler sadece teknolojiyi değil, geleceğin ekonomik düzenini de yönetmiş olacak.

Asıl soru şu: Bu yeni mimarinin dışında kalanlar, yarının dünyasında söz sahibi olabilecek mi?